23 Şubat 2013 Cumartesi

Spring and Flower Day :)

 Baharın fısıltılarının duyulduğu güzel bir güne  enfes lilyum  kokularıyla uyanmak....
Geçmiş olsun diyerek bana gelen lilyumların içinde henüz açmamış olanlar günbegün açarak odamı çok hoş bir koku dalgasıyla kaplıyor...



 Dün okuldan gelirken ağaçlarda açan çiçekleri gördüm, çok şaşırdım...Sabah bahar neşesiyle uyanınca kahvaltıdan önce inip fotograflarını çekmek istedim...Makinem compact olmasına rağmen bu sabah bana güzel kareler verdi.
Şu çiçeğin saflığına,güzelliğine,beyazlığına;iki tomucuğun da bebek edasına bakar mısınız....


 Evimizin penceresinden ağaçların baharı haykırışı...



 Sabah çiğliğinden sonra ağacın gövdesinde uyuyakalan salyangozlar :)


 Güzel bir ağaçtan uzanan çiçekli bir el...ver bana elini bahara koşalım seninle diyo...:)


 Extra canlı efektle biraz daha güzelleşen hatta yazmış havası veren fotografım :)


 Küçükken neden bilmem mavi çiçekleri çok severdim.Hep küçük ve az bulunurlar belki ondan.Ama bana birer pırlanta gibi görünür hepsi....Keşke daha büyük olsa da doyasıya koklayıp sevsem...
Şirin çiçeklerim benim :)


 Salyangoz ailesi (Snail Family :)


 Karahindiba :)


 Hangi mevsim açtıklarını bilmesem de bahçede yetişen ve açmaya çalışan kırmızı bir gül :)


 Japonya daki çiçek bahçelerini anımsatan fotografım :)
En sevdiğim renkler ve çiçekler <3


 Bir de kolaj eklemek istedim.


Çam ağacımızdaki kozalaklar,yense nasıl bi tadı olurdu acaba ?


SONRA EVDEKİ ÇİÇEKLERİMİN BAKIM ZAMANI GELDİ TABİKİ :)



Öncelikle İzmir gezisinden çok beğenerek aldığım iki saksımı çıkardım.



Balkona gazete kağıdı serdim yerler kirlenmesin diye.
Sonra biraz toprak, biraz bakımsız kalmış çiçeklerim, bitki besinim, suyum, yeni saksım....Herşey çalışmaya başlamak için hazırdı...




Önce Barış çiçeğimin solan ve kuruyan yapraklarını makasla kestim.


 Temizleme işini yaparken bir de ne göreyim, çiçeğimle aynı renk bi böcek yuva edinmiş  Barış çiçeğimi :) Maalesef evin içinde bu uçan böcekle yaşayamayacağım için onu nazikçe pencereden dışarıya doğaya uçurdum.






 Saksısından çıkardığım Barış çiçeğim yeni saksısıyla buluşmak için çok heyecanlıydı ve bu halde olmaktan utanmıştı :)



 Bir litre suya bir kapak bitki besini koyuyoruz.


 Yeni saksısına yerleştirdiğim Barış çiçeğime biraz toprak takviyesinde bulunup  vitaminli suyundan döküyorum.


 Temizlenen ve yeni cicilerini giyen Barış çiçeğim artık çok daha güzel ve mutlu :)


 Songül arkadaşımdan kendime hediye ettiğim çiçeğime bir türlü zaman ayıramıyordum ne zamandır.


 Çokta  kötü durumda olmayan çiçeğimi eski saksısından böyle çekip kurtardım :)


 Yeni saksısına koyup toprak ve vitaminli su ekledim.


 Veeeee işte benim temiz ve mutlu çiçeklerim :)




SIRA KURUYAN GÜLLERİMİ VAZOYA YERLEŞTİRMEYE GELDİ :)


Önce  boş bir vazo alıyoruz.



Sonra sevgiliden gelen  kurumuş sevgililer günü çiçeğini astığımız yerden alıyoruz.
Hala ne kadar da güzel değil mi?


 Sonra güllerin sadece çiçek kısmını kesip alıyoruz.


 Buketi süslemek amacıyla konulan  minik çiçekler de kurumuş ve öylesine güzeller ki , kıyamadım atmaya onları da diğer vazonun içinde değerlendirmeye karar verdim.


 Minik çiçekler karşı bi zaafım var sanırım.Beni çok çok çok  mutlu ediyorlar:)


 Vazonun alt kısmına koyduğum dekorasyon çiçekleri aslında çok güzel ışıl ışıl bir mor ama makinem onu bize mavi olarak yorumladı


 Saflık,temizlik,güzellik....
Hayat güzeldir dedirten cinsten.


 Vazonun içindeki güllerimmm...


 Dekorasyon çiçeklerim hazııııırrr...


Kitaplığıma da çok yakıştı gerçekten :)



Bahara yaklaşan mutlu, çiçekli bir gün daha sona erdi.
Çiçek gibi bir ömür dileğimle...
:)











2 yorum: